-4
dışkı -arkası yarın-

"tanrı yeryüzüne indi. evet buna benzettim. kendimi bir anda yarattığım dünyanın içerisinde bulmuştum. şehri, insanları, korlularını, üst geçitlerin yerlerini biliyordum. o gün doğmuş bebeklerin adlarını tek tek sayabilirdim. yolun kenarındaki geniş arazide futbol oynayan çocuklardan birinin akşam eve geç gideceğini, bu yüzden dayak yiyeceğini biliyordum"

  • 2
    cyranodebergerac 9 ay önce
    akşam yemeği için soslu makarna ve olabildiğince beyaz peynirden oluşan soframa oturmamla kalkmam bir oldu. çalan telefonuma kapanmadan ulaşabilmek için üst kata koştum. evet, evim iki katlı. alt katta geniş bir salon ve bir mutfak, üst katta da iki yatak odası ve çatıya gömülmüş harika bir çalışma odası var. telefon çalışma odasında çalıyordu. telaş ettim ancak telefon çoktan kapanmıştı. zaten çok ta uzun çalmamıştı. tahmin ettiğim gibi annemdi.

    annem hep böyle yapar. telefonu sadece rehberde kayıtlı olan babam, kızkardeşim ve benim telefonumu çaldırıp kapatmak için. nedense aramaz. bunun maddiyatla da alakası yok. size bir aile boyu bakkala sahip olduğumuzu söylemişmiydim. evet, şimdi şöyluyorum. bakkal deyip geçmeyin getirisi gerçekten şaşırtıcı. ne diyordum, annem bu hareketi cocuklarının kendisini aramış olmasını sağlamak için yapıyor. çocuklarını her seferinde kendisin aramasını kendine yediremiyor. kendini kandırıyor, bir nevi.

    annemi aradım. bana sessiz bir şekilde -konuşmaya zorlanıyordu ve konuşmasını burun çekişleri bölüyordu- "baban öldü" dedi. nasıl, ne zaman demeye dilim varmadı. telefonu kapatıp bir an durduğum yere çöktüm. diz üstü bir şekilde hareketsiz bekledim. şoku atlatır atlatmaz. annemi arayıp ayrıntıları öğrendim. akşam annemin yanına gitmek için yola çıkmak için hazırlanmaya başladım. koca bir bavul hazırladım. içerisine henüz yarım, çolak ve yetersiz durumdaki yazılarımı ve bir kaç kıyafet doldurdum. ve içerimde tarifi olmayan, daha önce hissetmediğim duygularla yola koyuldum.

    ben kimim? neden ailemden bu kadar uzak, bu kadar soğuk yaşıyorum ne yazıyorum? ne yapıyorum? bunları arabama atlayıp yolu kat etmeye başladığımda, yol kenarlarındaki çalılıkları ve trafik ışıklarını izlerken anlatacağım.
    1
    klikpuv 9 ay önce
    hacım ya okumaya üşendim ama artı verdim emeğe saygı
  • 0
    stajyerix 9 ay önce
    rez.
    0
    cyranodebergerac 9 ay önce
    ne bu?
    0
    stajyerix 9 ay önce
    sen çok çağ dışı kalmışsın moruk
    0
    cyranodebergerac 9 ay önce
    tahminen rezalet demek istediğini düsünüyorum
    0
    stajyerix 9 ay önce
    yok be moruk rezerve olayından bahsediyorum
    0
    cyranodebergerac 9 ay önce
    oo rezerve etmek. bu iyi birşey yahu. değil mi?
  • 0
    cyranodebergerac 9 ay önce
    iki

    o aksam size arabayla gideceğimi söylesem de. arabayla gitmedim. zira arabamı geçen yaz karnımı doyurabilmek için sattım. geçen sene enişteme. eniştem iyi adamdır. arabanın değeri 30000 tl olmasına karşın o tan 40000 tl verdi. bu farkı ona araba sürmeyi öğrettiğim için vermedi tabiki. ama evet ona araba sürmeyi ben öğretmiştim. ablama da o😨
    ben tam 268 gündür geçimimi bu parayla sağlıyorum. hatta 20000 liram daha var. daha bir sene rahat yaşayabilirim. sonra da evi satarım belki bilmiyorum.

    ne diyodum. otobüsle gittim. ucuz bir şirket buldum. ucuz, boş, tekinsiz, öyleki tek övüncü ankaradan samsuna 5 saat gibi bir sürede gidilemilmesiydi. bu otobüs firması için bir övünçten cok bir kötü şan değil mi? yani en cabuk biz öldüruyoruz gibi, biz yüzde doksan öldüruyoruz gibi bir ifadeye benziyor.
    bindim tabi. 20 lira daha verip. koltuklarının arkasında televizyon olan, muavinleri kadın olan -mini etek de giyen-, kek ve içecekden oluşan muhteşem menüyü iki kez dağıtan, içerisinde yumurta kokmayan, bebek ağlamayan bir firmayla gidebilirdim . lakin yapmadım işte.
    otobüse bindim. yanıma terayağı kokan bir amca oturdu. uyudu sonra. uyurken osurdu, kokuttu ortalığı. uyanınca çantasından iğrenç kokulu bir sandvic çıkarıp yedi. memleketimi ve neden gittiğimi sordu. çirkindi
    uyuz ve kalitesiz bir yolculuk geçirdim anlayacağınız. uyuyamadım bile. sabahın 4 ünde.bir yol kenarında indim. karanlık, ıssız, rüzgarlı bir yol kenarı. bu sahneyi kamerayı yukarı doğru koyarak çekseydiniz bur nbc filminin bir bölümü olabilirdi.
    eve güclülle gittim. evin pencerelerinden ısıgın yandıgını gorebiliyordum. ve kafalar görüyordum. odanın icinde dolanıyorlardı.icerisi kalabalık olmalıydı. kapı önüne geldimde karşrlaştıgım ayakkabı dağı bu fikrimi teyitledi.
    sabahın dördünde bir cenaze evi ne kadar kalabalık olabiliyrsa o kadar kalabalıktt. içeri girince herkes bana acıyarak baktı. sanki hir miktarda utanıyorlardı. bir kaygı vardı bakışlarında. sanki babamı onlar öldürmüstü.
    kalabalığı yararak köşede oturan annemi buldum. klasik cenaze sahnesiydi. annem -koca kadın- çekkatın yarısını kendisi kaplamış,. iki yanında iki hanım kolonya ile bileklerini ovuyorlar. annem halsiz, ağlamıyor. ama acısı belli, gözlerinin altindan bir dere gibi bir oyuk açılmış. debisi azalmış bir dere.
    annem beni görünce, birden ayağa kalktı bama sarıldı. hıckırarak olayı anlatmaya basladı. daha selam vermeden
    " oğluuuum. babanı kaybettik. öldü baban. kalp krizi gecirmiş"
    olay bu. bu kadar basit, bu kadar göt bir olay. olay sığ. babaların tüzde ellisinin basına gelen bir olay. olay aksam ezanında sonra olmuş.. babam namazdan çıkmış eve gelmiş. haberleri izlerken koltukta yığılıvermiş. o sırada bir pandanın eğlenceli dakikaları adlı haberi izliyormuş. yani hic heyecanlı bir haber de değilmiş.
    babamı benim eski odama koymuslar. sabah defnedeceklermiş gittim baktım odaya. benim önceki yatağıma uzanmış. dev gibi. sanki ölünce büyümüş gibi. sanki ölmek insanı büyütüyor. öleni de arkada kalanı da. tabi kefene sarılmış bir biçimde yatıyor. üzerinde bıcak var. yan koyulmuş, karnına. yüzünü açtım. çenesi ile kafası bağlanmış. kokmuyor. yüzü beyaz. ama kireç gibi benzetmesini yapmayacağım. çok klişe çünkü. yüzüne biraz baktıktan sonra.
    kalkıp oda da dolaştım. eski odama baktım. icerden ugultular, cay yemek sesleri geliyor, kap kacak. eski kitaplarıma baktım. bir kütüphanem vardı. evet bir kütüphane. sanrı degil. o zamanlar col,kitap okurdum. deli,gibi. yüzden fazla kitabım vardı, kitaplık benim,bıraktıgım gibi duruyor. kımildamamış yerinden. yetim, okunmamış.
    bir kitap cıkardım. bu benim okudugum,ilk kitaplardandı. beyaz diş. babamın kenarına uzandım. arkama babamın ayak ucunda ki yastığı alıp koydum. babam ölüyordu. ben,kitap okuyordum. oda beyaz dişten dualar, sureler okuyordum. ona beyaz dişten ölünce sorulan sorular hakkında kopyalar veriyordum. babam ölüyordu ve ben kitap okuyordum. tıpkı bir sure okur gibi..................
  • 0
    cyranodebergerac 9 ay önce
    üç

    benim günahım neydi? göz kaparlarıma güneş değmedi hiç, sabah olmadan uyanırım. çalışırım. anneme bağırmam cocukları severim ----0-2 yaş arası kız cocukları hariç---- ama su basıma gelenler bir günün cok ardına değiyor. bir insan ömrünün cok üstüne çıkıyor su yasadıklarım. fazla yasıyorum. fazla kasıyorum
  • 0
    cyranodebergerac 9 ay önce
    dört

    günler geçer ve ben aşk olduğunu anlarım. böyle bir şiir vardı. ilkinden emin değilim ama aşk olduğunu anlarım kısmımdan eminim. bu şiir cenaze evinden kendimi dısarı atıp çocukluğumun geçtiği sokaklari dolaşmaya başladığımda aklıma geldi. onu gördüğümde. evet onu. her hikayede bir "o" bulunur, bulunmalıdır. benim hikayemde birden fazla olmakla birlikte bu "o" lardan birini görmtştüm.
    Neyse, ben ne yapmıştım özet geceyim. ben makarna yemeye hazırlanırken babam ölmüştü. makarna yemeden hatta salçadan yüzü kaynamış tenceremi yıkamadan yola koyulmuş. babamın cenazesi, annemin taziyesi icin memleketime, cocukluguma dönmüş idim.

    en son babamın başında beyaz diş okuyordum değil mi? okudum baya okudum. ama yine en çok beyaz dişin o kuşu yeyipte boğazından aşağı ilk sıcak kanı geçirdiği yerden etkilendim. demek ki yıllar beni degistirmemisti. kaskatı bir kisilige sahiptim.

    sonra.dısarı cıktım. taziyeleri kabul ettim tek tek. yemekler, dolmalar. ha evet öyle oluyormuş. cenaze evlerine yemek getiriyolarmış. üstelik lezletli mi lezzetli. cenazr evlerine gelen yemekler neden bu kadar lezzetli olur. benim kisisel fikrim ölümun bu kadar yakin oldugu evlerde insanlar yaşamanın degerini daha iyi anlıyorlar. ve. sonra bütüb duyularıyla beraber daha cok yasamaya, bütün yasamayı sömürmeye calısıyorlar. bütün duyularıyla kulakları, teni, burnuyla, diliyle daha fazla yasıyorlar. buradaki diliyle kısmıda yemeklerin neden daha lezzetli olduğunu ortaya koyuyor.

    babam insaat iscisiydi benim. evet somdi burada duygu sömürüsü yapmayacağım bilesiniz. benim babam ne zorluklarassadbdjdkdkfk. yok öyle bişey. babam iyi kazanırdı. üstelil is alırdı, aldırırdı. kaç kisiye ekmek kazandırdı bemim babam. kac kisinin kapısını kilitlenmesine yardım etti. hem gömgök bir insaat iscisi olsa da gocunmazdım. yahu banane.benim elimde olan ne. çalışıp çabalayım olmasaymış derdim. ama babam iyi baktı bana ve ablama. ablam...evet ablam. ona baktı da noldu sanki. bak cenazesine bile gelmedi. ablamı size talep olursa ilerlerleyen bölümlerde anlatırım ya neyse

    babam yazı da yazardı. okur du da. deli gibi, zehir gibi okurdu benim babam. insaatta calısırken iki keser vurusunun arasına bile. molalarda, cay saatlerinde hatta bazen calısırken. radyo tiyatrosu dinlerdi. bir de sahlepi cok severdi. bakın salep değil, sahlep. babam öyle derdi.

    babam calısmalarını catı katında gizli bir odada yapardı. isten cıkınca oraya kapanır. sabaha kadar cıkmazdı. sonra cıkarken de kitlerdi. ister inanın ister inanmayın. ben.18 yıl yasadığım evde bu odayı ya bir kere görmüşümdür ya görmemişimdir. hatırlamıyorum. babam gözü gibi saklardı.bu odayı. bir keresinde odayı temizleme bahanesiyle girmeye calısan, kapıyı zorlayan annemi öyle bir dövmüştü ki. kadın hastanelik olmuştu.

    öyle demeyin. insaat zordur. sen sabahtan aksama kadar it gibi calış. sonra yemeğini yer yemez git odaya kapan ne ayaklarını sehpaya dayayıp televizyon izle ne de karınla seviş, hiç birisi yok. benim babam bu odayı bizden, eşinden, işinden ayrı tutuyordu. amına kodumun odası yıllardır merakimi siken oda!!!!

    tahmin edeceğiniz gibi. odaya çıktım. ve yine tahmin edeceğiniz gibi oda kilitli. yok yani. adam ölmüş gitmiş hala odaya sokmuyor bizi. şu halde annemden anahtar istesem hoş olmazdı. bekledim. komsular gitsin hele, ortam sakinlezin. komsular gitti, babamı gömdük, sabah namazına müteakip gömdük. size cenaze anını, namazı, o anki havayı, ağırlığı ve izlenimlerimi aktaracağım ama bunu ileriki bölumlere saklıyorum.

    eve gelince koca evde bi annem bi ben kalmıştık. küs gibi oturduk. iki koca cek yat karsı karsıya. annem siyah koca bir esarp örtmüş ağzıyla bisiler mırıldanıyor, elin de de bir tesbih var. uzun süren sessizlikten sonra. anneme tek nefeste anahtarı sordum. annem mırıltılarını yükseltti. sonra o da tek nefeste "oğlum senin derdin o mu" dedi. "anahtar yok, babanla beraber gömdün onu, baban anahtarı kefenine koymamı istemişti" vay amınakoyuk- bunu icimden dedim tabi , ne odaymış. annemin sözünün ardından bir müddet bekledim. sonra sessiz ce dısarı çıktım.

    niyetim kapıyı kırmak. odada ne var ne yok bakmak. merakımı rahatlatmak. çatıya çıkıp kapının durumunu kontrol ettim. epey kalın, dayanıklı bir kapı. açmak çok zor. neyse aşagı gittim. bir çekoc ve uzun bir demir parçası buldum. niyetim kapının kilit bölümünü bloke etmek ti sonrası daha kolay olacaktı. yaptım da. önce cekicle sonrada bi kazma darberiyle bayağı harap ettim kapıyı. ta ki "çıt" sesi gelene kadar, bu kapının üst kilit sesi idi. bu beni şevke getirdi ve daha bir azimle kapiyı zorlamaya başladım. pat, küttt, çattt. paat ben kazmayı kilit bölumune virdikca kapının bu bölumü engebeli,bir hale geliyor, iceri göcüyordu, açılacak gibiydi, hamile bir kadını andırıyordu göçük...........son darbe, sert biz kazma darbesi ve kapı"gacıgrrrrrrry" sesleriyle açıldı. icerisi karanlık, görmüyorum ama tozları hissedebiliyorum, hapşırıyorum, icerde tek damla ısık yok, görme yetimi sağlamak için salonun lambasını yakmaya yelteniyorum...
  • 0
    lehsuvarisi 9 ay önce
    Hikaye yarım kalmasın lütfen
    0
    cyranodebergerac 9 ay önce
    peki
  • 0
    cyranodebergerac 3 ay önce
    ulan sunu bir okutamadım size, bu hikayeye baslarken puiv çıldırır, yeni bir macera ve heyecan olustururum diyordum. beni yanılttınız mobil dostlarım


  • yazmaca

    0 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    cyranodebergerac

  • güzelyazı defterinizi

popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...