4
ali gaffar okan anisina

diyarbakır'da 1990 lı yıllarının sonlarıydı. faili meçhul cinayetler, çatışmalar ve baskınlar şehri adeta bir korku kenti haline getirmişti.

daha sonra o geldi. adı daha önce hiç duyulmamış olan bir polis müdürüydü bu kişi. ali gaffar okkan'dı...

diyarbakır'a emniyet müdürü olarak atanmıştı okkan. diyarbakır'ın içler acısı halini biliyordu. insanlarının halini ve çektiği zorlukları biliyordu.

ilk bir kaç gün halkın arasında kıyafet değiştirerek dolaştı okkan. ciğercisinden seyyar satıcısına, kahvecisinden manavına herkesle konuştu kimliğini gizleyerek.

rüşvetleri, adam kayırmaları, yapılan zulümleri kendi gözleriyle gördü. öyle ki halkla bir kaç gün iç içe kalan okkan anlamıştı her şeyi...

telsizi eline aldığı an görev arkadaşlarına verdiği ilk anons şu şekildeydi...

''3310'dan tüm birimlere; diyarbakır halkına eziyet edeni yakarım''

diyarbakır halkı geldiği ilk günden sevmeye başlamıştı gaffar okkan'ı...

bu durumdan hoşnut olmayanlarda olmuştu. diyarbakırlıların türk bir polisi sevmeleri pek hoşlarına gitmemişti belli ki.

geçen zaman içerisinde gaffar okkan sevgilisi olmuştu diyarbakırlıların. nereden çıkacağı da bilinmezdi ki...

bir gece sokak arasında gençlerle otururken bulurdunuz onu, bir kahvede esnafla sohbet ederken... veya bir ciğercide ciğer yerken...

diyarbakır tarihinin en tehlikeli dönemlerinden birini geçiriyordu o zamanlar. var olan olaylar halk ve polis arasındaki mesafeyi bir uçuruma dönüştürmüştü. bu kırgınlığın nereye kadar süreceğini kimse kestiremiyordu...

ali gaffar okkan, son vermişti tüm bunlara... halk ile kucaklaşmıştı... ayrıca koyu bir diyarbakır spor taraftarıydı okkan. gençlerle slogan atıp, atkı salladığı çok gün olmuştu...

ama fazla sürmedi diyarbakırlıların ve okkan'ın bu mutluluğu. yaptıklarına son vermezse görevden atılacağı tehdidi gelmişti.

oysa okkan pek aldırış etmemişti bu tehditlere. verdiği cevap manidardı...

''makam peşinde değilim, yapacak bir şey bulamazsam babamın fırınına gider ekmek satarım.''

24 ocak 2001 günü saat 17:40 sularıydı... diyarbakır'ın tarihindeki en acı günlerinden biriydi o gün... makam aracıyla seyir hâlinde iken, sezâi karakoç bulvarı üzerinde et balık kurumu ile eflatun park arasında, kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek açılan ateş sonucu olay yerinde diğer beş görev arkadaşıyla birlikte şehit edildi...

ölümü tüm diyarbakırlıları yasa boğmuştu... diyarbakırlılar duyduklarına inanamıyor, olayın gerçekleştiği yere koşuyordu...
ama ne yazık ki duydukları doğruydu. ali gaffar okkan artık yoktu...

cenazesine on binlerce diyarbakırlı katıldı... o öldükten sonra binlerce çocuğa ''gaffar, okkan,'' isimleri konuldu...

aldığı tehditlere karşı verdiği şu cevabı kalmıştı akıllarda...

''hepinizin gözlerinden öpüyorum ve sizleri çok seviyorum. teşkilatımı çok seviyorum, bayrağımı çok seviyorum. her memurum için çoluk çocuğu için şehit olmaya hazırım. diyarbakır için şehit olmaya hazırım''

''seni unutmayacağız 3310...''
  • 1
    frebaba2121 6 ay önce
    unutlmazsın kcoa yürekli adam 3310(telsiz kodu 3310dur)
  • 1
    kullanici 6 ay önce
    başarılı ve halkın desteğini kazanmış, terörün kökünü kazımış, ölmekten korkmamış(istihbarat geldiği halde güzergah değiştirmemiş) şehit emniyet müdürüdür. 3310.


  • hayata dair

    Bu bölümde ibretlik hikayeler ve komik paylaşımları bulabilirsiniz..

    123 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    gaddarus

  • bölüm kuralları

    • bölümü takip etmeyi unutmayınız..!
    • konu dışında paylaşım yapmak yasaktır..
    • reklam amaçlı paylaşım yapmak yasaktır..
    • bölüm ile alakasız paylaşım yapmayınız..başlıklarınızı her zaman ilgili bölüme açınız..
    • küfür ve +18 başlıklar yasaktır..
    • +18 başlıkları +18 içeriği işaretleyerek paylaşınız..

popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...