9
muhteşem türk
habsburg hanedanının lideri imparatoriçe maria theresa, sarayın kapılarını bütün alim ve bilgelere açmıştı.
icatlara ve mucitlere de ayrı bir hayranlık duyan imparatoriçe maria, farklı olan bir şeyler görmek istiyordu. bunun üzerine baron wolfgang von kempelen, kraliçeye dünya tarihinin daha önce görmemiş olduğu bir icat yapacağı sözünü verdi.
kraliçe de bunu bir söz olarak kabul ederek von kempelen'e 6 ay zaman tanıdı. von kempelen'in insanlık tarihinin en farklı icadını yapması için sadece 6 ayı vardı.
süre bitmeden kempelen yanında ''türk'' adını verdiği bir mekanizma ile saraya geri geldi. kempelen kraliçeye önünde satranç tahtası ve taşları bulunan, türk ebiseleri giymiş gerçek boyutta bir robotu tanıttı. bu alet başta kraliçe olmak üzere bütün saray halkını hayal kırıklığına uğrattı. çünkü en aptal insan bile bunun içine bir insan gizlenmiş olabileceğini ve aslında satrançı bunun oynadığını anlayabilirdi.
ama kempelen kendine ve icadına sonuna kadar güveniyordu.
aletin içini açan görevliler çarklar, kayışlar ve dişlerden oluşan muazzam bir mekanizmayla karşılaştı. kempelen, makinenin otomasyon gücü ile çalıştığını söyledi.
''benim makinemi yenecek tek bir satranç oyuncusu yoktur'' dedikten sonra, makinesiyle satranç düellosuna girmesi için bir gönüllünün gelmesini istedi.
muhteşem türk, ilk oyunundan galibiyetle ayrıldı. ikinci, üçüncü ve dördüncü derken, sarayda muhteşem türk'ün yenemediği tek bir satranç oyuncusu bile kalmadı.
böylece kempelen’in şöhreti tüm avrupa’yı sardı. 13 yıl boyunca avrupa’nın her yanını türk ile birlikte gezerek gösteriler ve karşılaşmalar yaptı.
dünya tarihinin en önemli şahsiyetlerinden olan napolyon bonapart ve benjamin franklik bile, muhteşem türk ile satranç oynadı.
prusya kralı frederick, sırrını söylemesi karşılığında kempelen’e servetinin yarısını teklif etmesine rağmen, karşılık alamadı.
“türk”, bir çok kitap, makale ve araştırmaya konu oldu. ilk ortaya çıktığından bu yana içinde mekanizmayı hareket ettiren bir insanın, bir maymunun veya deha bir çocuğun bulunduğu savından, kempelen tarafından mıknatıslarla hareket ettirildiğine kadar bir çok düzenbazlık yorumları ile açıklanmaya çalışıldıysa da, muhteşem türk'ün gizemi çözülemedi...
ta ki, gerald levitt tarafından yazılan ''the turk, chess automaton'' adlı kitap yayınlanana kadar...
gerald levitt, muhteşem türk'ün, bir para tuzağı olduğunu kitabında şu sözlerle dile getiriyordu...
''makinenin içi seyirciye gösterildikten sonra satranç ustası gizli bir bölmeden kutunun içine giriyor ve mum ışığında iki büklüm bir şekilde hem karşısındaki oyuncunun yaptığı hamleleri takip edebiliyor hem de otomatı yönetip karşı hamleleri yaptırabiliyordu.
kabin içinde, operatörün oyunu takip etmesine yardım eden ikinci bir satranç tahtası daha vardı. otomatın oynadığı ana satranç tahtasının altında, her taşın altında da bir mıknatıs bulunuyordu. bu sistem sayesinde kabin içindeki oyuncu hangi taşın hangi kareye oynadığını takip edebiliyor ve ikincil satranç tahtasında yaptığı hamleleri ana tahtaya bildiren özel düzeneği kullanarak mekanik türk'ü hareket ettirebiliyordu.''
bir söylentiye göre kempelen gösterileri sırasında kazandığı paranın büyük bölümünü çok zor olan bu işi üstlenen kişiye vermek zorunda kalmıştır. kempelen, satranç oynayan türk'ün içinde bir insan saklaması ve toplulukları kandırması nedeniyle birçok mekanikçi ve bilim adamı tarafından bilim tarihinin en büyük düzenbazı olarak ilan edilmiştir.

şöylede bir görsel var.
görsel
  • 1
    oxygen 2 ay önce
    her ne kadar düzenbaz olsa da içerideki adama helal olsun valla kimse yenememişse falan.
  • 1
    mevsimlikisci 2 ay önce
    +1


popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...