12
önüne gelenin kendini şair ilan etmesi

Ben bıktım gençler. Bu ne lan? Ne kadar sosyal paylaşım sitesi varsa hepsinde mutlaka ya kendi hayatlarıyla ilgili yazdıkları bir duygu sömürüsünden ibaret yazı ya da alt alta yazılmış boktan iki üç tane cümle. Tamam sosyal medyanın bu tip yetenekleri çıkarmasındaki etki fazladır, hatta bu açıdan yararlıdır ama kafayı yemek üzereyim. Bir yanda hala kitapları çatır çatır satan Kahraman Tazeoğlu denen kepaze, diğer yanda tamamıyla dini sömürü yapan Hikmet Anıl Öztekin, öteki tarafta yeni fırlamış gelmiş ''yarınımız bugünümüzden güzel olsun'' sözüyle ünlü Arda Erel varken bir de sosyal medyada hesap açan herkesin saçma sapan sözler yazıp mükemmel bir edebiyat insanıymış gibi tavırlar sergilemesi insanı çileden çıkarıyor. Hele o instagram. Bir giriyorsun herkes şair orada. Bir bakıyorsun sadece mavi gözlerini çekip attığı profil fotoğrafının altında ''mavi gözlü dev'' yazıyor. Fotoğraflar kendi saçma sapan sözleriyle dolu. 

Son zamanlarda ki ikinci yeni şiirinin yeniden hortlaması olayına gelelim. İkinci yeni şairleri iyi şairlerdir. Gerçekten alır götürürler insanı. Fakat Leyla ile Mecnun'da göğe bakma durağı okunmadan önce kim biliyordu lan Turgut Uyar'ı? Şimdi herkes biliyor, herkesin dilinde. Yedi Güzel Adam çıkmadan önce Erdem Beyazıt'ı kim biliyordu? Kimse. Bir tek Cahit Zarifoğlu biliniyordu o da bayağı bir şair olduğu için. Bir ülke edebiyatçısını, edebiyatını televizyondan neden öğreniyor kardeşim? Hadi televizyondan öğreniyor, öğrendikten sonra niye sıfır yetenekle aynı şeyleri yazmaya çalışıyor? Niye yapıyorsunuz? Edebiyatın seviyesini neden aşağılara çekiyorsunuz? Kitap okuyun demiyorum. Okumayan okumasın kimse de zorunda değil. Ama edebiyatın her alanında okuma yapmaktan zevk alan insanları neden soğutuyorsunuz? Ulan hadi yazmaya çalıştınız. Hadi ona da bir şey demiyorum. Niye sadece ''yazmaya çalıştığınızın'' farkında olamıyorsunuz? Niye ben şairim ben yazarım ayaklarına giriyorsunuz. Girmeyin birader. En azından ''kendi çapımızda yazıyoz yea işte'' falan deyin lan. Onu da demiyorsunuz. Sanki hepsi kelime imamı ya adamların. Bir havalar bir tripler. 

Bakın bu ülkenin bilim adamı şu cümleyi kullanıyor. ''Edebiyatta klasikleri, bilimde yeni kitapları seçin.'' Niye edebiyatta klasikleri seçiyoruz? Oldu birader. Herkes dostoyevski, tolstoy, kafka, sartre vs... okusun. İşte bu ülkenin okumayı en çok seven bilim insanını bu cümleyi söylemeye iten şey, ülkemizde 400 sayfa kitap basıp her sayfasına saçma sapan 4 dize yerleştirip hayvan gibi satan şair bozuntusu. İnsanlara bunu dedirtmeyin. Sanatta yeni şeyler yapılmasını istemeyen okur mu olur lan? Oluyor işte. Çünkü yapılan yeni şeyler sanat adına değil, bir an önce köşe olma düşüncesiyle, tamamen para adına yapılıyor. Yaptığın sanattan elbette para kazanacaksın kardeşim. Ama işte yaptığın ''sanat'' olacak. 

Zaten ülkenin genci okulda ''edebiyat'' dersi denen ama aslında baştan sonra ''edebiyat tarihi'' olan ucube şeyin eziyetini çekerken aynı gence aynı eziyeti neden gittiği kitapçıda yapıyorsunuz? Bunca yıllık özgürlükçüyüm, yemin ediyorum kitaplar konusunda bir diktatör seçmek istiyorum. Diktatörü seçmek istiyorum evet, modern çağda diktatörleri seçiyorlar çünkü. Neyse konudan sapmayayım.

Bölümü açan arkadaş ''edebiyat'' bölümünde küfür olmaz demiş ama affına sığınarak ''hepinizin olmayan yetenek ve beyinlerinizi sikeyim!'' 

Edebiyatın yakasını bırakın.



  • 1
    rockefeller 9 ay önce
    @sadurra artık bir kitapciya gidip kitap almaktan korkar oldum.
    1
    sadurra 9 ay önce
    hepimizde var aynı korku. sadece yazarın iyi kötü olması durumunu geçtim kitap iyi olsa bile yayınevinin boktan bir baskısıyla karşılaşabilirsin. gittiğin kitapçı korsanı orjinal fiyatının iki katı fazlasına satıyor da olabilir. tuzağa düşmeyin gençler. yayınevini kitabı yazarı araştırın. ben internetten başka hiç bir yerden almıyorum ki internetten alırken bile her şeyi araştırmak zorunda kalıyorum. her an şimdi yerine gimdi, şef yerine gef yazan bir kitap alabilirsiniz. ş'yle g'yi nasıl her seferinde karıştırarak yazabildiler insan gerçekten hayret ediyor ya. yaram çok derin...
  • 3
    flexie 9 ay önce
    sadece edebiyat alanında değil türkiye son 15 yıldır genel bir çöküntü içerisinde.
    95 doğumlu ve üzeri nesil iğrenç bir eğitim sistemi ile hayata atılıyor.
    artık kaliteli insan çıkmıyor bu ülkede, 3-5 çıkan da terk ediyor ülkeyi. işin asıl korkunç tarafı bu çökük nesil ülkenin 20 30 yılını çöpe atacak.
    başımızdakiler bunun hesabını nasıl verecekler bilmiyorum. inşaat harici hiçbir şekilde katma değer yaratacak bir şey üretemiyoruz.
    1
    ysfcyln 9 ay önce
    Aynen katılıyorum yeni nesil çok aptal, ya da benim gördüklerim hep öyle
  • 3
    run 9 ay önce
    Aziz nesinin de dediği gibi her üç türk gencinin dördü şairdir :D
  • 3
    serqkan 9 ay önce
    Biz zaten bir şeyin iyi ve kötü tarafı varsa kötüyü tercih ediyoruz veya ettiriliyoruz (popüler kültür) bunun sonucunda melankolik akımının kötü etkisini alıyoruz ve herkes perişan herkes derbeder herkesin derdi büyük. El yumruğunu görmeyen yumruğunu balyoz sanarmış.
  • 3
    ertinuviel 9 ay önce
    Ciddi bir çözüm gösterebilseydin keşke. Bu hayat aynı şekilde değişmeye devam edecek ve her nesil bir sonrakini ya anlamayacak ya da beğenmeyecek. Eminim avlanarak yaşayan insanlar, tarım yaparak yaşamaya başlayan insanlara hayretle bakıp " hunte lamahu! atinke şçoram mahıhaqon" yani "Şunlara bak! Nasıl oluyor da hep aynı mekanda yaşayabiliyorlar" demişlerdir. Eğer edebiyatın ayakları altına alındığını düşünüyorsan, öyle bir edebiyat yap ki bize gerçeği göstersin ve elimizden tutarak ileri taşısın.
    1
    sadurra 9 ay önce
    Eski edebiyat-yeni edebiyat meselesini tartışmıyorum. Edebiyat-popüler tüketim metni meselesi tartışıyorum. Ben de yeni neslin içerisindeyim. Elbette edebiyat anlayışı değişebilecek, benim meselem edebiyat anlayışı dahi olmadan iki üç tane söz yazıp bunları edebiyatmış gibi lanse etme çabasında olan insanların varlığı. Yazı yazmakla edebiyat yapmak arasında bir fark olduğunu anlamayan insanlara karşı bir isyan sadece. Ayrıca edebiyatın ayaklar altına alındığını söylerken bunu bir okur olarak söylemek hakkım. Okur olarak daha kaliteli şeyler beklemem için ille benim edebiyat yapmam gerekmez. Ciddi çözümü de getirmiş sayılırım aslında. Bu adamları okumamak. Biraz daha kalite aramak. Kalite arandığını fark eden bir yazar, elbette ki kalite için çabalayacaktır.
  • 0
    yazamayanyazar 9 ay önce
    Can yücelin bir şiirini facebookta durum güncellemesi yapan şair oluyor aga bu devirde ne denebilir ki ?
  • 0
    sonofanarchy 9 ay önce
    kanka özet geç dicem de linç yerim diye korkuyorum
    2
    sadurra 9 ay önce
    bir sürü sikik boktan yazar var, bir de üstüne para kırıyorlar. bir de para kırmayıp edebiyat yaptığını sanan ergenler var. işte bu iki grubun amına koyayım diyorum. nickinden dolayı kaptın gönlümü yoksa yapmazdım hadi gene iyisin.
    sadurra tarafından 9 ay önce düzenlenmiştir.
    0
    sonofanarchy 9 ay önce
    eyvallah kardeşim ,valla edebiyatın para amacı güdülmeden yapıldığı zamanları görmesek de özlüyoruz
  • 0
    batusc 9 ay önce
    Beğen butonlarının zamanla birer egometreye dönüşmesi bu durumun başlıca sebebi kanımca
  • 1
    ronesans 9 ay önce
    popülizmdir sebebi. gerçek şairler arka planda amatörlük yaşarken,bunlar hak etmediği şiirlerle şanı şöhreti götürür
  • 0
    ultimatom 9 ay önce
    sırf kızlar şiirden hoşlanıyo diye kendini şair yapanlar ben hoşlanmıyom yapmayın bu tür şeyler (kız değilim)
  • 0
    lehsuvarisi 9 ay önce
    Hocam edebiyat hayranlarının yarasına bastın bu konu için teşekkürler.Ben daha farklı bir konuya değinmek istiyorum o da çakma şairlerin çalıntı sözleridir.
    Mesela twitter'da bir çakma şairimiz
    "Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum." Yazıp altına kendi ismini yazmış lan dallama edebiyatla biraz bile ilgilenen bu sözün Özdemir Asaf'a ait olduğunu bilir.
    Hele Necip Fazıl ve Nazım Hikmet sözlerini çalmada ve Necat İşler adında ki birinin sözüymüş gibi yazmada usta bu kişiler
    "Biz başka sevdik o yüzden başka sevemedik." Diyip paraf olarak Necat İşler yazıyorlar abi şaka mısın bu söz Nazım'a ait ne kadar komik duruma düştüklerinin farkında değiller.bir de klasik bir laf vardır
    Nasıl bir filmde oynuyorsak bir türlü mutlu sona ulaşamadık diye
    Herkes altına kendi parafını atar her gün 3-4 yerde görüyorum bunu
  • 1
    markrenton 9 ay önce
    Aynı problem sadece edebiyat alanında değil, müzik, resim vb. bütün sanat alanlarında yaşanıyor. Ülkede kaliteli ve ruhunu katarak bir şey üreten insanlar çok az, meydan böyle boş kalınca herkes kendi kendini sanatçı ilan ediyor.


  • karışık

    Karışık

    23 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    gaddarus

    oxygen
    tombalaci
    kaygusuzyazar
    ilteris
  • bölüm kuralları

    - bölümü takip etmeyi unutmayınız..

    aklınıza bölüm ismi gelmediyse bu bölüme ekleyebilirsiniz..

    ekleyeceğiniz bölümü bulamadıysanız bu bölüme ekleyebilirsiniz..

    bölüm seçmek istemeden koymak istiyorsanız bu bölüme ekleyebilirsiniz..

    başlık fark etmez istediğiniz başlıkta açabilirsiniz..

    - reklam yapmak yasaktır..

popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...