1
türkiye'de ilk sosyalist hareket iştirak çevresinin sosyalizm anlayışı üzerine bir değerlendirme(part 4)
devam etmeden önce özür diliyorum yazıda anlaşılamayacak yerler ve yazım hataları mevcut.

a, sosyalizm tanımlaması

sosyalizm konusunda en çok kullandıklaeı argüman, sosyalizmin,bir sınıf
kavgası sonucunda proletaryanın burjuvaziye karşı üstünlüğü olarak ortaya
çıkmaktadır. bu çerçevede proletarya şöyle tanımlanıyor: "marks'ın proletarya
tanımı: "proleterya iş buldukça yaşayan, ve sa'yi, sermayeyi tezyid ettikçe iş bulan bir
amele sınıfıdır". tanımın devamında burjuvazinin de, kendi sermayesini haksız
olarak proletaryanın sömürülmesine dayandıran bir sınıf olduğu vurgulanır.
iştirak çevresi bu sınıf tanımlamalarından hareketle, sosyalizmi işçi sınıfı ya da
proletarya ile burjuvazi arasında süren bir savaşın ürünü olarak
anlamaktadırlar.
iştirak'e göre, burjuvazi kendi sermayesini ve hayat şartlarını sürekli
olarak "ilerletmekte", buna karşılık işçi sınıfının durumu kötüleşmektedir.
"burjuvazinin, tahayyül etmek bile mümkün olamayan bir süratle ilerlediğini, amele
sınıfının şerit-i hayatiyesinin gitgide fenalaşdığını, arazi ve sanayi-i umumi bir
temerküzle, yed-i kallin taht-ı tasarrufunda kalmakda olduğunu, ve buna karşı amele
sınıfının seneden seneye milyonlarca artmasını gören bir çok adamlar, pek ziyade
şayan-ı teessüf olan bu halin önünü almak için cidden düşünmeğe başladılar.
müsavatsızlıkdan zuhur eden felaket ve fatı tasvr ederek hal-i hazır teşkilat-ı iktisadiyeye
karşı şikayetle insaniyetin saadetini umumi bir müsavat ve uhuvvetle elde edilebileceğini
beyan eden bu kimselere "sosyalist" namı verildi."
sosyalizmin bu şekilde sınıf
kavgasının bir sonucu olarak tanımlanmasından sonra, bu kavganın ne zaman
ortaya çıktığı sorusu yanıtlanır. iştirak'e göre, bu kavga sadece sosyalizmin
ortaya çıktığı bu yüzyılın olayı değil, tarihin her devrinde varolan bir kavgadır.
"sosyalizm bu gibi bed hevahanın iddia ettiği gibi iki üç şahsın menfaat-ı şahsiyesini
idame maksadiyle tesis etdirilmiş bir kitle olmayıb, insanların cemiyet halinde
yaşadıkları zamandan i'tibaren bugüne kadar mütegallibenin sunuf-u amele üzerinde
icra etmekde olduğu istibdadı mahv ve ifna emeliyle kendi kendine neşv-ü nema bulmuş
bir fikr-i rehakardır."
farklı bir tanımlama ise, ezilen işçi sınıfını bir sınıf bilinci içerisinde bir
araya getirecek bir teori olarak yapılan sosyalizm tanımlamasıdır. "amele
sermayedarının keyf ve arzusuna, istibdad-ı hevesatına tabi' olmakdan, onların her
istediğini yapmak, her verdiğini kabul etmekden kurtulmak için ancak bir kitle halinde müdafaa-i hukukun kabil olacağını anlamışlar, bu cihetle teşkil ettikleri cemiyetle
sosyalizm fikrini vücuda getirmişler, ve atideki düsturu selamet-i insaniye namına vaz'
etmişlerdir:
1. kuvay-ı mülkiyenin mahv ve tahribi için amelenin bir kitle halinde
teşklat-ı siyasiye ve iktisadiyesi.
2. beynelmilel amelenin ittihad ile müşterek harekatı.
3.sermayedarın cemiyatının icdimaiyun ve iştirakuyun suretine kalbi. amele bu sayede
sermayedarana karşı teşkil etdiği sendikalarla kendi hakkını müdafaa etmiş olur, bazen
vücuda getirdiği grevlerle büyük, hakikaten cesm sermayeye malik fabrikalann iflasına
sebebiyet veriyor."
bu tanımlamaya göre sosyalizm ezilen işçi sınıfını
sendika benzeri kurumlarla örgütleyerek sermayedarlara karşı haklarını
arayacak bir bilinç ve güç düzeyine eriştirecektir. bu işçi örgütleri, sosyalizm
aracılığıyla evrensel bir güç haline gelecektir.
bir başka niteleme ise, sosyalizmin ortaya çıkış süreci ile ilgili olarak
dikkat çekiyor. gazete, marksizm, sosyalizm, komünizm ve hatta sosyal
demokrasi kavramları arasında herhangi bir ayırım gözetmeksizin hepsini aynı
değerlendirmeye tabi tutar. avrupa'da anılan siyasal düşüncelerin başlangıçta
birbirlerinden habersiz; toplumsal sorunlara yanıt bulmak amaçlı ütopik teoriler
olarak ortaya çıktığı ve zamanla bu sorunlara verilen ortak yanıtlar sayesinde
toplumsal bir düzen önerisi niteliğini aldığı kanaatini taşır: "ondokuzuncu asrın
evasıtında almanyalı karl marks (1818-1883) ve yine almanyalı friedrich engels
(1820-1895) hususi tetebüatları neticesinde yekdiğerinden habersiz olarak ayrı ayrı bu
hakikata vasıl oldular. sosyalizmi 'ütopya'dan çıkarıp ilmi bir esas üzerine vaz' etdiler.
(marks ve engels'in sosyalizm hakkındaki nazariyelerine ilmi sosyalizm -socialisme
scientifique- namı verilir. bir çok mesailde dahi mütalaaları vardır) ışte bu nazariye ve
mütalaaların heyet-i mecmuuna 'materialisme historique' ve bu nazariyeye salik
olanlara 'marksist'ler yahud 'sosyal demokrat'lar derler." yazara göre sosyalizmi
ütopikliğinden kurtaran kişiler marks ve engels'tir. bunların teorilerine
bağlanan kişilere ise, marksist veya sosyal demokrat dendiği belirtiliyor. bu
iştirak çevresinin avrupa'daki bütün sol gelişmeleri sosyalizm adı altında
toplamayı uygun bulduğunu göstermektedir. sosyalizm-marksizm-komünizm
ve sosyal demokrasi gibi bütün kavramlar eşdeğer siyasal terimler olarak
nitelenmektedir.
sosyalizm ile, ilgili bir başka ilginç tanımlama sosyalizmin bütün insanları
eşit kabul etmesi üzerine kurgulanır. "hülasa-i kelam sosyalizm doğrudan doğruya
adem-i müsavata, esarete karşı bir isyan olub maksad-ı teşkili amele sınıfının
kapitalistler nezdindeki hukuk-u meşruasının himayesidir." .buna
göre, amele sınıfının kapitalistler nezdindeki eşitsizliği ve ezilmesinin çözümü
sosyalizmdir.bütün bu tanımlamalarda kullanılan önemli bir argüman sosyalizm
fikrinin tarihin ilk dönemlerinde mülkiyet duygusu ortaya çıkmadan önce
varolduğu ve insan doğasına uygun olduğu düşüncesidir. sosyalizm aynı
zamanda insan doğasının bir gereğidir. "sosyalizm kalb-i insanda mevcud bir
hasletdir insanları kibir ve gurura tahakküm ve saltanata sevk eden bütün esbab
arızidir"

sosyalizmin ortaya çıkış sebepleri

sosyalizmin ne zaman ve hangi şartlarda ortaya çıktığı sorusuna ilişkin
yanıtlar iştirak yazarlarının üzerinde durduğu bir diğer unsurdur ...tık sosyalist
kimdir?" başlıklı bir yazıda yazar, •....'her şey umumi olmalıdır, hatta eller, hatta
gözler .. ' gibi pek ifratkrane bazı tavsiyelerile sosyalistliğin ilk esaslarını vaz' etmişdir."
cümlesiyle sosyalizmin kurucusu olma unvanını platon'a verir. benzer bir biçimde, rousseau da,
"bugünkü ve yarınki şekl-i hükümet olan demokrasi ve sosyalizmin en büyük müdafi'i,
en büyük mühendisı"' olarak tanımlanır.
iştirak yazarlan sosyalizmin ortaya çıkış sürecini açıklamaya, mülkiyet
hissinin ortaya çıkmasına değin toplumsal düzenin ideal bir komünist toplum
olduğu öncülünden hareketle başlarlar. "sosyoloji bize gösteriyor ki, edvar-ı
kabl tarihdeki insanlar bir hayat-ı müsavi ile yaşarlardı. herkes çalışır ve semere-i
mesaisinden istifade ederdi. "benim" ve "senin" fikri yokdu. yiyeceklerini birlikte ihzar
ederler. müsavatan yaşarlardı, herkesin ğanaim-i tabiatdan müsavi bir suretde istifade
etmek hakkı vardı. bir yerde toplanıpda tasvir ettiğimiz tarzda yaşayan insanların teşlefl
ettiği cemiyet-i ibtidaiyeye "komün" ismi verilir. henüz o vakit sünuf-u iştimaiye
mevcud değildi." . mülkiyet ve sınıf kavgaları ile beraber insan ilişkilerinde
başlayan sorunun çözümü ise,sosyalizm olarak sunulmaktadır.
iştirak yazarlarına göre; mülkiyet duygusunun gelişmesinin olağan
sonucu sınıf çatışmalarıdır ve bu çalışmalar sosyalizmi siyasal bir düzen önerisi
olarak ortaya koymuştur. "asırlardan beri edilen tecarüb-ü medide neticesinde
sermayenin günden güne bir kısm-ı kalflin eline geçmekde olduğu ve bu suretle sunuf-u
amelenin birer mevki-i esaretde kaldığı görülüyor. sermaye hadd-i zatında' sa'yın bir
semeresidir. sa'y olmayınca sermaye ve sa'yde iştirak bulunmayınca büyük bir serveti
ihzar etmek gayr-i mümkündür .yine bu konuda bir başka
makalede de benzer ifadeler var: "yani sermaye ile sa'y, amele ile sermayedarlar
arasında makbul ve emniyet bahş bir çare-i hall bulunmamışdı. ıbtida makineler hemen
bütün insanları besler iken, şimdi (buhar makineleri) keşf olunmuş, el işlerine lüzum kalmamışdı, bu tebeddül anı hayat-ı umumiye-i ictimaiyede büyük bir tesir icra ederek
sefalet-i beşeriyeyi mucib olmuşdu! amele ücreti azalıyor, zavallılar tedtlrik-i maişetden
bile aciz kalıyorlardı!... ışte 'sosyalizm meselesini' doğuran bu gibi tesirat-ı elime-i
iştimaiye ve esasiyedir." . aslında emeği ile sermayeye daha
doğrusu üretime ortak olan işçiler, emeklerinin karşılıkları olarak sermayedar
sınıfından karın tokluğu olarak nitelenecek bir ücret almış ve zulüm denecek bir
davranış karşılaşmışlardır. "marks ve engels zamanında iki büyük sunuf-u
ictimiyenin -burjuvazi ve proleteryanın- ya 'ni amele aralarındaki mesafe ve mübareze
bütün vüs'atiyle teceli ediyordu. sermayedarlar arasındaki rekabet za'ifleri mahv ile
sermayeyi nisbeten küçük miktarda bulunan adamların yed'ine cem' ediyordu.
amelenin mikdarı seneden seneye çoğalıyordu. (burada bir dipnot var. dipnotta ise
bu tarihlerde amerika'daki işçi sayısındaki artış ve buna karşılık işçi ücretlerinin
ne kadar arttığından bahsediliyor.) bunun netcesi ne olacakdı? teşekkültlt-ı
ictimiye-i hazıra ilanihaye devam edip gidecek mi idi? marks ve engels buna 'hayır'
cevabını veriyorlar." . yukardaki alıntılarda sunulan tarihsel süreç içerisinde
karşılaşılan sorunun çözümünün sosyalizmi ortaya çıkardığı böylece
gösteriliyor.
iştirak'çilerin vurgu yaptıkları bir şey de, sosyalizmin önündeki tek
engelin milliyetçilik olduğu konusudur. milliyetçilik akımlarının güçlenmesi,
iştirak'çileri bu yoruma itmiştir denebilir. bu türden yazılara bir örnek olmak
üzere, ruşen zeki imzasıyla yayınlanan bir yazı örnek olarak sunulabilir.
yazıda, sosyalizmin bütün insanları kardeş olarak gördüğü belirtildikten sonra,
insanlığın içinde bulunduğu sefaletten kurtulma yolunda tek engelin
milliyetçilik olduğu vurgulanıyor: "arz edeceğim şu ki, milliyet denilen merbutiyet
beşeriyet için bir felaketdir. çünkü onu aynı hayatta asırlarca süründürecekdir"

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.



  • siyaset ve politika

    burada ülke gündemini otrurup tartışabiliriz.

    13 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    gamteli

  • önemli tek kural; buraya yazan herhangi birisi diğer yazan kişiye hiç bir türlü aşağılama ve hakarette bulunamaz.

    herhangi bir konuda atıfta yada suçta bulunmak için yazılı veya görsel kaynak gereklidir.

popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...