0
çinliler olmasa müsluman olurmuyduk ?
kisa kesicem turgis kağani sulu nun yaptigi mucadeleler sonucu mavereun nehirden arap unsuru silinmeye baslamisti son seferinde arap vali esedin arkadan vurmasi ve asil onemli yer burasi sulu kaganin mavereun nehirdeki arap unsurunu kökunden kazima planini devam ettirecekken çin entrikalariyla sulunun külçor tarafindan öldurulmesi ayrica musluman araplarin yayilmasini engellemek icin çinden yardim istensede çinin bunu olumsuz karsilamasi ilerde ise mesur talas savasinin meydana gelmesi bunlarin hepsinde de çin basrol oynamasi islamin turklere girmesinde çinin etkisini gosteriyor sulu ölmeseydi çin yardim etseydi talas olmasaydi suan muslumanmiydik orasini bilemem tarih zincirindeki en onemsiz ve en ufak halkanin yer degistirmesi insan beyninin firtinalara suruklenmesine yetiyor
  • 0
    gaddarus 8 ay önce
    bence olurdu çünkü halkın çoğunluğu gök tanrıya inanıyordu ve gök tanrı inancıda islamiyete çok benziyordu yani kısaca kabul etme olsılıkları yüksek olurdu..
    0
    oralet 8 ay önce
    bence goktanri dinini iyice bir arastir ben olmazdik diyorum bir milletin din degistirmesi oyle kolay deil ozellikle de daha biraz once mavereun nehirde sulu kaganin araplarla olan mucadelesini unutup abbasi hosgoru politikasiyle hemen islama gecmemiz sacma geliyor bana sen dunki dusmanin dinini kulturunu aliyosun oyle kolay deil aaaa bize ne kadar benziyo hoop musluman olalim denmez bence zaten ogrendigimiz tarihin hepsi dogru deil
    0
    gaddarus 8 ay önce
    ben kesin olurduk demiyorum olasılık dedim..hem araplar nasıl kendilerini affettirdi bende çok merak ediyorum..
    0
    oralet 8 ay önce
    onu bende merak ediyorum dunki dusmandan dost olmaz bence, hoşgöru politikasi deyip isin icinden cikiyorlar
    0
    gaddarus 8 ay önce
    aynen
  • 1
    iloveimagine 8 ay önce
    talas savasi olmazdi o zaman islamiyetle düşman bile olabilirdik.biz anadoluya islam sayesinde geldik
    iloveimagine tarafından 8 ay önce düzenlenmiştir.
  • 1
    bahaeddin 8 ay önce
    çinliler olmasaydı da bal gibi müslüman olacak yerel türk yönetimleri vardı. emeviler döneminde, maveraünnehir'e, arap akınları düzenleniyordu. bu akınların çoğunluğundan da türkler muzdaripti. emevi hilafetini tesis eden muaviye döneminde islami fetihler devam ediyordu. sicilya'da bazı bölgelerin alınması, rodos'un fethi ve istanbul'un birkaç defa kuşatılmaşı. burada türklerle olan alaka ise, horasan tarafında, belh ve maverünnehir'in alınması. bu sebeplerle ilişkiler oluşmaya başlıyor. cahiliye dönemi şairlerinden nabiga ez-zübyani, hassan b. hanzala, evs b. hacer, a' şa b. ekber ve şemmah b. zidır'ın şiirlerinde türklerin askeri yönleri ve kahramanlıkları üzerinde durulması, araplar'ın aslında türkler hakkında bilgi sahibi olduğunu açıklar niteliktedir. yine aynı şekilde ''hz. peygaınber'in hendek muharebesi (5 /627) hazırlıkları sırasında türk çadırında istirahat etmesi ve müslim'in kaydına göre, medine'de bir defasında yine türk çadırı'nda itiliâfa çekilmesi, bu çadırların medâin'de olduğu gibi arabistan'da da kullanılmakta olması , cahiliye dönemi yanında hz. peygamber dönemi arap toplumunda da türklerle ilgili belirli bir fikre sahip bulunduğunu gösterir.'' peygamberimizin, türkler hakkında bazı hadisleri de olmuştur. hadis ilmini bilenler, şii-sünni çatışmasını göz önüne almadan bütün alimler, fıkıh yorumcuları bir araya gelerek bu hadisleri yorumlamalı ve sahih hadis olup olmadığını araştırmaları gerekmektedir. nitekim, bu hadisler hafife alınacak cinsten değiller. bir hadiste ''benim bir ordum var, ona türk adını verdim ve doğu'ya yerleştirdim. bir millete kızdım mı onlara türkler'i musallat ederim.'' deniyor. bunlar mühim. ve bu hadislerin bir kısmı kütüb-i sittede de yer alıyor. türklerle-araplar aslında ciddi anlamda ilk karşı karşıya gelişleri, iran ordularına komuta eden ııı. yezdicerd'in yardım isteği ile oldu. 644te karşı karşıya gelen arap-fergana ve soğdlulardan oluşan türkler, savaş olmadan, araplarla ciddi bir şekilde tanışmış da oldular aslında. yine bu dönemde mahalli türk yönetimlerinin islamiyet'i kabul ettiğini görüyoruz. yani bu kadar uzun yazıdan sonra şunu söylemek istiyorum, talas savaşı bir dönüm noktası olmuşsa da sadece türkler'in islamiyet'e geçişine ivme kazandırmıştır denilebilir. araplarla-türkler arasında ilişkiler zaten hem fetih hareketleri, hem de ticari olarak doğrudan devam etmekteydi. nitekim, satuk buğra han destanında da sürekli olarak araplar'ın ticaret yapma amacı ile türk topraklarına geldiğini, bunun neticesinde de islamiyet'e geçtiğini vurgulamaktadır.


popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...