5
bir yaşam stili olarak patron şirketi.
Efendim, şimdiye değin 10+ yıldan fazla sürede, 50+ projede ve buna mukabil bir çok şirkette çalıştım. Sürekli olarak da yurt içinde ve dışında yeni iş ilişkileri kurar, şirket sahiplerinin fikirlerine önem veririm. Sizlere bu konudaki bir kaç deneyimimi aktarmak istiyorum. Bu yazımda ululardan ulu olan Patron Şirketlerinden söz edeceğim.

- işten, sözleşmenizde belirtilen saatlerde çıktığınız için iş arkadaşlarınızın ve hatta patronunuzun itici bakışlarına mı maruz kalıyorsunuz ?

- Cumartesi yarım gün (!) işe gelmemek için, hafta içi mesaiye mi kalıyorsunuz ?

- Hafta içi mesaiye kalmanıza rağmen hafta sonu istediğiniz izin için "lütfen rutine binmesin" uyarısı mı alıyorsunuz ?

- 3 kişilik iş yapmanıza rağmen, takdir alamıyor ve daha azını yaptığınızda IK tarafından çağırılıyor musunuz ? Pardon IK çok genel bir tanım oldu, "patronun baldızı" ya da maksimum üçüncü derece yakını diyelim ona...

- Aldığınız yemek ücreti, ayın üçüncü haftasını göremeden tükeniyor mu ?

Tebrikler! Patron şirketindesiniz!

Danışman ve Ultra çalışanlarınızla mutlu musunuz peki ? Özür dilerim benim hatam, açıklayınca hemen tanıyacaksınız onları...

Her şeyi bilen adam! Hani şu toplantıda senin sözünü kesen ama seninle birlikte patron hazretlerinin huzuruna çıktığında, "dudaklarımı oynatmıyorum ama kafamın içinden geçenleri duyuyorum, bu nasıl olabilir" diye seni şaşkınlığa uğratan sesin sahibi... Patron şirketinin, komuta kontrol karargah merkezine giriş yetkisi bulunan, asla çalışmayan, daima konuşan ve tüm başarılı girişimlerin sahibi...

Biliyorum, onun fikirlerinin saçmalığından, yaptığı hatalardan patronun haberi olsa, onu anında kovar ve seni şirketin genel müdürü yapar sanıyorsun. Mantıklı da ama bu böyle olmayacak. Böyle bir şey ortaya çıktığı anda patron, senin için; "ekibe ayak uyduramıyorsun" düşüncesine kapılacak. Çünkü Mantık yok, Patron var.

Hani şu ortalıkta satılabilir bir tek projesi bile yokken devleşmiş bu şirketin daimi sadık çalışanı var ya, hani şu sürekli çalışan ve bunu normal zanneden genç dimağ... Hani "akşam mesaiye kalıyorsan ertesi gün yine mesai saatinde şirkette bulunmalısın" fikrini savunan, buna can-ı gönülden inanan ancak yasalardan ve elbette işçi haklarından bihaber olan asosyal arkadaş... O işte "Ultra Çalışan"... Serkan işte ya, al bak söyledim adını da daha nasıl ipucu vereyim ?!

Her toplantıda projeksiyonun önüne geçip "bu böyle gitmez" demek istiyorsun, biliyorum! Bak çaprazına... Şu adam azıcık daha gayret etseydi, Roketsan'da hayatına devam edebilirdi. Peki ya Aylin ? Bak hemen onun karşısında oturuyor. O kıza yurt dışından iki kez teklif geldi ama ikisini de reddetti. Neden böyle oldu biliyor musun ? Seslerini duyuramadıkları, duyursalar da ciddiye alınmadıkları ve ağızlarından çıkan ya da çıkmayan her şey için daima suçlandıkları için; özgüvenlerini, değerlerini ve heveslerini kaybettiler.

Oysa bu insanlar, bu kardeşlerimiz, bu Romalılar..! Enerji ve Vizyonları için işe alınmıştı değil mi ? Patron şirketleri kadın gibidir. Anlaması mümkün değildir. Seni olduğun kişi olduğun için sever ancak sana sahip olduğunda başka bir şeye dönüştürmeye çalışır.

Plazanın bahçesinde "tavuk" yetiştiren biri olabilir mi ? Saçmalama tabii ki olur! Patron sabah kahvaltısını taze yumurta ile yapmak istiyordur.

Toplantıda, "maaşlarınızı ben ödüyorum" cümlesi kurarak; sayfalarca fizibilite raporunu hiçe sayıp, söylediği saçma fikirlerin doğruluğunu kabul ettirmeye çalışan adam. Seni de unutmadık..!

Herkesten önce işe gelen, herkesten sonra işten çıkan versiyonları da var. "Kesin biri çalışmıyor, kesin" fikri, zavallı patroncukların akıllarını kemirir durur.

Yine de güzel insanlardır. "Kurumsal Evcilik" oyunundan hazzetmezler. "Yatırımı harcama zorunluluğu"na kapılıp, hiç gereği yokken 1 milyon dolarlık gereksiz bir "tool"u şirkete entegre etmeye çalışmazlar. Harcanan para, kendi ceplerinden çıktığından; "Patronun dediği olur" ve genellikle de büyümekten kaçınırlar. Bunların "startup ruhuna sahip" eleman arayanları var ki; çok sevimli. 26 yıllık şirket. Ne startup'u ?! Başka bir şey demek istiyor ama neyse...

Bir keresinde işe giderken, otobüsten inmem gerekti. Şiddetli bir yağmur vardı, taksiler beni almadı. Yürürken su kanalına düştüm. Çamura bulanmayan tek yerim sağ yanağımdı çünkü sol tarafıma doğru düşmüştüm. O halde metroya değin yürüdüm, metroya bindim ve eve gittim, başka ayakkabım ve montum yoktu. Üzerimi değiştirdim ve cep telefonumu kuruttuktan sonra patronumu arayıp durumu izah ettim. Bana "kaç gibi geleceksin" dedi. "Yağmur için uygun bir ayakkabım ve montum yok ama evden çalışabilirim" dedim.

Sizce bana inanmış mıdır ?

Tabii ki inandı ve "Çok üzüldüm, senin için çok zor olmalı, bir kaç gün evde kal, hem dinlenmiş olursun, üşütmezsin de... Bir ihtiyacın olursa ara... Evden çalışmanda bir sorun yok." dedi. O an o kadar mutluydum ki; beni anlayan, kendi gibi arabam olmadığını bilen biriyle çalışmak o kadar güzeldi ki; beni anlıyordu. Bana güveniyordu.

Siz buna inandınız mı ?

Bir an için "vay be" dediniz di mi ? Böyle bir şey söylemedi. Bunun yarısını bile söylemedi. Hatta inanmadığı ve umursamadığı o kadar barizdi ki; keşke "bana ne?!" deseydi.

Herşeyden öte, patronların ve yöneticilerin - ne yapmak istediklerini anlamamıza ve biliyor olmamıza rağmen - oynadığı şu anlamsız ve ahmakça ayak oyunları yok mu... Sen sabır ver ya rabbim.

Daha fazla uzatmayayım, bu yazıyı bilerek yayınlıyorum. Sahi, hey sen! "Bugün patronun için ne yaptın ?"

Şimdilik aklıma gelenler bunlar,
Saygılar, Hürmetler,
  • 0
    vasiliagayev 8 ay önce
    Iki dil biliyorum.hatta şöyle söyleyim birini tam biliyorum birinin okulunu okuyorum.iki üniyi aynı anda okuyup birde çalısıyorum ve çalistigim yerde bir patron sirketi.calışanlar ya akrabası yada köylüsü.ben orda işçi sinifindayim elimde diplomam olmadigi için hic bir degerim yok gözlerinde.Bakışlarinda bile kücümseme var.Yarin sabah 7.30da mesai başlıyor çok aci verici bir durum
    vasiliagayev tarafından 8 ay önce düzenlenmiştir.
  • 0
    bobina 8 ay önce
    Başka bir iş koluna yönelmeyi deneyin dostlar yıprandığınıza deymez


  • puivesor

    Puiv üyelerine sorular sorulan bölüm.

    219 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    mortal

    garavel
    hellomyfriend
    • soracağınız soruyu başlığa tam olarak yazın
    • soruyu yarım bırakıp içerikten devam etmeyin
    • soru cümlesi olmayan başlıklar açmayın
    • belli bir konudaki soruyu ilgili bölüme sorun (örnek: tarih)


popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...