1
türkiye'de ilk sosyalist hareket iştirak çevresinin sosyalizm anlayışı üzerine bir değerlendirme (part 1)
öncelikle yazı uzun ve sıkıcı gelebilir ama benim ilgi alanım olduğu için araştırıyorum ve buraya atmak istedim.

yazının tamamı alıntıdır

türkiye'de ilk sosyalist hareket iştirak
çevresinin sosyalizm anlayışı üzerine bir
değerlendirme

dr. yusuf tekin
cumhuriyet üniversitesi
iktisadi ve idari bilimler fakültesi
•••
özet
bu çalışma, türkiye'de kendilerini sosyalist unvanı ile tanıtma cesaretini gösteren ilk hareket
olan iştirak çevresi hakkında bilgi vermeyi ve yayınlanndan hareketle çevrenin sosyalizm
algılayışını analiz etmeyi kendisine konu edinmiştir. bu amaçla önce, türkiye'deki sosyalist
hareketin kurucusu olarak kablli edilen iştirak çevresi ve bu çevrenin "reisi" hilmi bey hakkında
bilgi verilmiştir. ardından, iştirak dergisinin sosyalizm kavramı ve tanımlaması üzerinde
yoğunlaşan 1912 yılı nüshalarındaki sosyalizm anlayışı değerlendirilmiştir. yayınlarda, sosyalizm
nedir, doğuş süreci nasıldır, sosyalizm ülkenin sorunlarına ne tür çözümler önermektedir ve ülkede
sosyalist bir düzen nasıl kurulacaktır sorularına verilen yanıtlardan hareketle çevre'nin sosyalizm
algılayışı tartışılmıştır.


osmanlı devleti'nde sosyalist hareket ve iştirak çevresi

ıı. meşrutiyet türk siyasal hayatında sıklıkla "hürriyetin ilanı"
nitelendirmesi ile anılır. bu nitelendirmenin önemli nedenlerinden bir tanesi,
1908 yılını takip eden çok kısa bir süre içinde ülke içinde birçok farklı düşünce
akımı ve hareketin serbestçe propaganda ve örgütlenme hürriyetine
kavuşmasıdır. türkiye'deki genel anlamda "sol" hareket için de aynı
dönemlendirmeyi yapmak olasıdır. müstebid hakan'ın saltanatı süresince adeta
köşesine çekilmiş ya da yer altında örgütlenmek zorunda kalmış birçok siyasal
hareket, meşrutiyetin ilanı ile kendilerini sınırsız bir serbesti içinde
bulmuşlardır. genel olarak "sol" hareket kabul edilebilecek daha önceki
dönemlere ait ve bilinçli bir işçi sınıfına dayanmaksızın salt ekonomik amaçlı
işçi hareketleri hariç tutulursa; türkiye'de çağdaş solun ortaya çıkış tarihi, ıı.
meşrutiyetin ilanından sonra, 1908-1925 arası dönemdir.
ıı. meşrutiyetin ilanından sonra yoğunlaşan işçi hareketleri ve grevlerin
ortaya çıkardığı bir anlamda kargaşa ortamı, babıalinin 'tatil-i eşgal
kanunu"nu çıkarması ile son bulmuştur. bu olaylarla eşzamanlı olarak osmanlı
ülkesinde işçi haklarının savunulması amacını güden çeşitli örgütlerin
kurulması gündeme gelmiştir. bu çalışmanın konusu olan iştirak çevresi,
osmanlı ülkesinde genel anlamda "sol" ve dar anlamda ise "sosyalizm"i hem
siyasal bir hareket olarak hem de basın yoluyla ortaya konan bir düşünce akımı
olarak ilk kez tartışmaya açan iştirakçi hüseyin hilmi bey ve onun çevresinde
toplanan ve bazen parmakla sayılabilecek kadar az bir insan topluluğunu ifade
eden bir entelektüel gruptur. kendilerini sosyalist olarak tanımlamakla beraber,
karşıtlarınca, işçi haklarını ve işçi grevlerini bir tür ün-nam yapma aracı olarak
kullanan ve "fikirkulübü olmaktan ziyade bir geçim yolu, iş ve meşgale endişesi
ile bir arada bulunan" bir çevre şeklinde tanınırlar.
aslında karşıt grupların yüzeysellik odaklı bu eleştirileri, iştirak gazetesinin
ikinci kez yayınlanmaya başladığı haziran 1912 tarihine değin çok da haksız
olarak görülemez. hareketin sosyalizme ilişkin düşünsel endişeleri, ancak 1912
yılı ve sonrasındaki yayınlarda dikkat çeker.


iştirakçi hilmi bey (?-1923)

"çevre"nin önderi konumundaki iştirakçi hüseyin hilmi bey, izmirlidir
ve bir süre burada sivil polis olarak çalışmıştır. hürriyet'in ilanı'ndan bir yıl
önce serbest izmir gazetesi'ni çıkarmıştır. babasından kendisine miras olarak
kalan evi satarak romanya'ya gezmeye gitmiştir. bazı kaynaklar bu seyahat
sırasında şahit olduğu bir işçi nümayişi sayesinde hilmi bey'in sosyalizmle
tanışmış olduğu bilgisini verir. hilmi bey'in sosyalizm ile tanışması konusunda
ikinci rivayet ise, kendisi gibi izmirli olan baha tevfik tarafından "kandırılmış"
olmasıdır. yakın arkadaşı bezmi nusret kaygusuz'un ifadesiyle, "yegane gayesi,
şöhret yapmak ve büyükler katarına karışmak" olan hilmi bey, bu amacı için,
1923 yılında esrarengiz bir şekilde öldürülmesine kadar, değişik yayınlar
çıkarmak, sivil toplum kuruluşlarını örgütlenmek ve önce osmanlı ardından da
türkiye sosyalist fırkası'nı kurmak ve başkanlık görevini yerine getirmek gibi
önemli çabalar içinde karşımıza çıkar. 1922 yılında
hayatının hazin bir biçimde sona ermesine değin bu mücadelede sosyalist
çevrenin ve fırka'nın "müessisi ve ıyen-azil daimi reisi" olarak kalmıştır.


çevrenin yayın çalışmaları

hareketin ilk yayını , çevreye adını veren iştirak adı ile 26 şubat 1910'da
çıkar. dergi öldürülen gazeteci ahmet samim ile ilgili olarak 13 haziran
1910'da çıkan özel bir (17.) sayı üzerine divan-ı harb-i örfi tarafından
kapatılmasına değin toplam 16 sayı yayınlanır. 1 eylül 1911 tarihinde divan-ı
harb-i örfi'nin izniyle, yeniden yayınlanmaya başlar ve 20. sayısında osmanlı
sosyalist fırkası'nın beyannamesi ve programını yayınlaması üzerine yeniden
ve süresiz olarak kapatılır.2 derginin yeniden yayına başlaması ise haziran
1912'dedir. derginin bu tarihe kadarki sayılarının içeriği, günlük siyasal
haberler, olaylar ve özellikle işçi hareketlerini takip eden bir yayın
niteliğindedir. 1912 yılındaki nüshalarının ilk üç sayısı tamamen fikri ağırlıklı ve
"sosyalizm efkarını" halka öğretmek ve benimsetmek amaçlı bir dergi, kalan
sayıları ise günlük haber ve olayları yansıtan siyasi bir gazete olarak karşımıza
çıkar. çalışmamız iştirak'in 1912 yılında dergi formatında çıkan ve düşünsel
amaçların ağırlıkta olduğu bu üç sayısının analizi üzerinde yoğunlaşmaktadır.
"çevre" iştirak'in kapalı olduğu dönemlerde kısa aralıklarla "insaniyet",
"medeniyet" ve "sosyalist" adlarını taşıyan yayınlar çıkarmıştır.

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.



  • siyaset ve politika

    burada ülke gündemini otrurup tartışabiliriz.

    13 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    gamteli

  • önemli tek kural; buraya yazan herhangi birisi diğer yazan kişiye hiç bir türlü aşağılama ve hakarette bulunamaz.

    herhangi bir konuda atıfta yada suçta bulunmak için yazılı veya görsel kaynak gereklidir.

popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...